![]() |
|
EN İYİ 5 KONSERVE PROTEİN KAYNAKLARI
|
1 – KONSERVE TAVUK
Her ne kadar mükemmel bir şekilde pişmiş veya kızarmış piliç gibi ağız sulandırmasa da denememek için bir sebep göremiyoruz. Yumurta proteininden sonraki en kaliteli protein kaynağıdır. 100 gramında yaklaşık 25 gr protein içeren tavuk göğsü kolesterol açısından da canınızı sıkacak bir durum teşkil etmiyor. A-B grubu vitaminleri ile fosfor, çinko, demir, magnezyum ve selenyum bakımından oldukça zengindir. Hazmı kırmızı ete nazaran daha kolaydır
Kas
dokusunun yaklaşık olarak %20 lik kısmı
proteinden oluşur. Yoğun bir antrenman sonrasında cepten yememek ve kas
gelişimine doğrudan katkıda bulunmak için dışarıdan protein alımına ihtiyaç
duyarız.
Peki ya
protein alımı için illaki "kırmızı et" ve yeni duymaya
başladığımız "kinoa" adı
verilen tahıl gibi kg fiyatları hiç de
ucuz olmayan besinlerden mi tüketmek zorundayız?
Bu yazımızda
el yakmayan, aynı zamanda protein, aminoasit, vitamin ve mineral yönünden
oldukça zengin, yağsız kas kütlesinin artışına yardımcı olabilecek olan konserve yiyecekleri inceledik.
Konserveler
yapıları itibari ile besin ile havanın temasını kestiğinden her daim taze
besine ulaşımı ve taşınılabilirlikleri sayesinde sporcuların imdadına
yetişirler.
2-KONSERVE HAMSİ
Bu küçük gümüş renkli balık türünü ülkemiz topraklarında bilmeyen
yoktur.
"Şu
hamsi çok iyi çok hoş da evde hazırlarken ki kokusuna dayanamıyorum"
diyenlerdenseniz konserve hamsi tam size göre.
Boyutlarının aksine, içerdikleri omega-3 yağları, kalsiyum, niasin ve
B-vitaminleri ile hatırı sayılır bir besin kaynağıdırlar.
Hamsiler yakalanmadan önceki ömürlerin en fazla 2 yıl civarında olması
nedeniyle içerdikleri toksin diğer büyük balıklara oranla çok daha düşüktür.
Örneğin, yaklaşık 10 yıl yaşayan ton balığının ağır metal ve cıva miktarı
oldukça yüksektir.
Özellikle Karadeniz mutfağının değişmez bir parçası olan hamsinin en
çok bilinen yemekleri; hamsi tava, hamsi buğulaması ve hamsili
pilavdır.
3-KONSERVE KURU FASULYE
Kalp ve
damar dostu olan kuru fasulye, vücuttaki oksidanların birikmesini engeller.
Besin değeri oldukça yüksek olup düzenli tüketilmesi durumunda kötü kolesterolün
düşmesine yardımcı olur. Protein açısından kırmızı etten hiçbir eksiği olmayan kuru
fasulye yaklaşık olarak %23 oranında protein içerir. Aynı zamanda lif,
potasyum, demir ve folik asit açısından da oldukça zengindir. Kendisine en iyi eşlik eden pilav ile
yenilmesi durumunda karbonhidrat ihtiyacı da giderilmiş olur.
4-KONSERVE MİDYE
Dolma formuna sokaklarda sıkça rastladığımız, yemeye başlayıp
bir türlü bırakamadığımız midye, zengin bir protein kaynağı olmasının yanında içerdiği
omega-3 ile beslenme açısından çok önemli bir yere sahiptir. Sindirimleri kolay olup, doymamış yağ asidi yüksek,
doymuş yağ oranı ise oldukça düşüktür. Gelişim açısından önemli rolleri olan
çeşitli vitamin ve mineralleri içerirler. Bu arada midyedeki proteinin
hayvansal kaynaklı olduğunu ve içeriğinde kurşun ve cıva gibi ağır metaller
içerdiğini hatırlatmakta fayda var.
5-KONSERVE TON BALIĞI
Yoğun
antrenmanlardan sonra kas yorgunluğunu
gidermek ve onları beslemek için verimli bir besin kaynağı. Ton balığı omega-3 yağ asitleri açısından mükemmel bir
kaynaktır. Aynı zamanda arjinin, glutamin
ve BCAA gibi aminositler bakımından oldukça zengindir. İçerdiği kalori miktarı sulu (light) yada
yağlı şekilde konserve edilmesine bağlı olarak değişen ton balığının
süzüldükten sonraki 100 gramında yaklaşık olarak 22 gram protein mevcuttur. Haftada
2 kez tüketmek kalp sağlığı açısından çok önemlidir. Sadece kas ve kalp için
değil, nemli bir cilt ve parlak saçlara sahip olmak içinde ton balığının
düzenli tüketilmesi öneriliyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder