20 Ekim 2014 Pazartesi

EN İYİ 5 KONSERVE PROTEİN KAYNAKLARI

EN İYİ 5 KONSERVE PROTEİN KAYNAKLARI

EN İYİ 5 KONSERVE PROTEİN KAYNAKLARI
Kaslara faydalı, lezzetli ve ekonomik proteinler bu en iyi 5 konserve kapağının altında.

1 – KONSERVE TAVUK


Her ne kadar mükemmel bir şekilde pişmiş veya kızarmış piliç gibi ağız sulandırmasa da denememek için bir sebep göremiyoruz.  Yumurta proteininden sonraki en kaliteli protein kaynağıdır. 100 gramında yaklaşık 25 gr protein içeren tavuk göğsü kolesterol açısından da canınızı sıkacak bir durum teşkil etmiyor.  A-B grubu vitaminleri ile fosfor, çinko, demir, magnezyum ve selenyum bakımından oldukça zengindir. Hazmı kırmızı ete nazaran daha kolaydır
Kas dokusunun yaklaşık olarak %20 lik  kısmı proteinden oluşur. Yoğun bir antrenman sonrasında cepten yememek ve kas gelişimine doğrudan katkıda bulunmak için dışarıdan protein alımına ihtiyaç duyarız.
Peki ya protein alımı için illaki "kırmızı et" ve yeni duymaya başladığımız  "kinoa" adı verilen tahıl gibi kg fiyatları hiç de ucuz olmayan besinlerden mi tüketmek zorundayız? 

Bu yazımızda el yakmayan, aynı zamanda protein, aminoasit, vitamin ve mineral yönünden oldukça zengin, yağsız kas kütlesinin artışına yardımcı olabilecek olan konserve yiyecekleri inceledik.

Konserveler yapıları itibari ile besin ile havanın temasını kestiğinden her daim taze besine ulaşımı ve taşınılabilirlikleri sayesinde sporcuların imdadına yetişirler.


2-KONSERVE HAMSİ

Bu küçük gümüş renkli balık türünü ülkemiz topraklarında bilmeyen yoktur. 
"Şu hamsi çok iyi çok hoş da evde hazırlarken ki kokusuna dayanamıyorum" diyenlerdenseniz konserve hamsi tam size göre.
Boyutlarının aksine, içerdikleri omega-3 yağları, kalsiyum, niasin ve B-vitaminleri ile hatırı sayılır bir besin kaynağıdırlar.
Hamsiler yakalanmadan önceki ömürlerin en fazla 2 yıl civarında olması nedeniyle içerdikleri toksin diğer büyük balıklara oranla çok daha düşüktür. Örneğin, yaklaşık 10 yıl yaşayan ton balığının ağır metal ve cıva miktarı oldukça yüksektir.
Özellikle Karadeniz mutfağının değişmez bir parçası olan hamsinin en çok bilinen yemekleri;  hamsi tava, hamsi buğulaması ve hamsili pilavdır.

3-KONSERVE KURU FASULYE

Kalp ve damar dostu olan kuru fasulye, vücuttaki oksidanların birikmesini engeller. Besin değeri oldukça yüksek olup düzenli tüketilmesi durumunda kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur. Protein açısından kırmızı etten hiçbir eksiği olmayan kuru fasulye yaklaşık olarak %23 oranında protein içerir. Aynı zamanda lif, potasyum, demir ve folik asit açısından da oldukça zengindir.  Kendisine en iyi eşlik eden pilav ile yenilmesi durumunda karbonhidrat ihtiyacı da giderilmiş olur.


4-KONSERVE MİDYE

Dolma formuna sokaklarda sıkça rastladığımız, yemeye başlayıp bir türlü bırakamadığımız midye, zengin bir protein kaynağı olmasının yanında içerdiği omega-3 ile beslenme açısından çok önemli bir yere sahiptir.  Sindirimleri kolay olup, doymamış yağ asidi yüksek, doymuş yağ oranı ise oldukça düşüktür. Gelişim açısından önemli rolleri olan çeşitli vitamin ve mineralleri içerirler. Bu arada midyedeki proteinin hayvansal kaynaklı olduğunu ve içeriğinde kurşun ve cıva gibi ağır metaller içerdiğini hatırlatmakta fayda var.

5-KONSERVE TON BALIĞI

Yoğun antrenmanlardan sonra kas  yorgunluğunu gidermek ve onları beslemek için verimli bir besin kaynağı. Ton balığı  omega-3 yağ asitleri açısından mükemmel bir kaynaktır.  Aynı zamanda arjinin, glutamin ve BCAA gibi aminositler bakımından oldukça zengindir.  İçerdiği kalori miktarı sulu (light) yada yağlı şekilde konserve edilmesine bağlı olarak değişen ton balığının süzüldükten sonraki 100 gramında yaklaşık olarak 22 gram protein mevcuttur. Haftada 2 kez tüketmek kalp sağlığı açısından çok önemlidir. Sadece kas ve kalp için değil, nemli bir cilt ve parlak saçlara sahip olmak içinde ton balığının düzenli tüketilmesi öneriliyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder