24 Nisan 2015 Cuma

ALOE VERA FAYDALARI

ALOE VERA FAYDALARI

Aloe Vera, binlerde yıldır kullanılan popüler bir bitkidir. 

Aloe Vera dendiği zaman akla ilk yanıklar ve yaralar gibi cilt sorunları gelir ama bunların dışında terapötik olmak üzere birçok faydası vardır. 

Aloe Vera içerdiği biyoaktifler sayesinde sağlımızı geliştirebilir.

Aloe Vera yaprakları su depolayan, kısa saplı bir bitkldir. 

Yaygın olarak kozmetik, ilaç ve gıda sanayinde kullanılan ve küresel olarak tahmini olarak 13 milyar dolar yıllık piyasa değerine sahiptir. 

Aloe Vera, yaklaşık uzunluğu 30-50 cm olan, büyüyebilir, etli yeşil ve kalın yaprakları olan bir bitkidir.

Kalın yapraklarının içerisinde jel kıvamında sümüksü bir sıvı vardır. İşte bu jel, vitamin, mineral, amino asit ve antioksidanlar dahil olmak üzere tüm biyoaktif bileşiklerini bünyesinden barındırır. 


Aloe Vera güçlü antioksidan ve antibakteriyel özelliğe sahiptir.

Antioksidanlar sağlığımız için çok önemlidir. 

Aloe Vera jeli güçlü antioksidanlar içerir. Bu jel polifenol olarak bilinen bir aileye aittir. 

Bu polifenoller insanlarda enfeksiyona sebep olan bazı bakterilerin gelişmesini önleyebilir. 

Aloe Vera iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Günümüzde aloe vera en yaygın olarak topikal ilaç olarak kullanılıyor. 

Uzun güneş yanıkları dahil olmak üzere yaralar ve özellikle yanıklar için bir tedavi yöntemi olarak bilinen aloe vera iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Üzerine yapılan bilimsel çalışmalar aloe veranın birinci ve ikinci derece yanıklar için etkili bir tedavi olduğunu göstermektedir. 

Yapılan bir deneysel çalışmada 4 yanık yarasından bir tanesi aloe vera ile tedavi edilmiş ve diğer tedavi yöntemlerine kıyasla 9 gün daha kısa sürede iyileşme sağladığı görülmüştür. 

Diğer yara türleri için aloe vera için kanıtlar yetersizdir.

Saf aloe vera katkılı ağız gargara suları diş plaklarını azaltabilir.

Diş eti ve diş çürüğü çok yaygın bir hastalıktır.

Bunu önlemek için en yaygın ve olması gereken yol düzenli olarak günde en az iki kez diş fırçalamadır. 

300 sağlıklı insan üzerinde %100 saf aloe vera suyu içeren gargara ile diğer standart ağız çalkalama suları karşılaştırıldı. 

Kullanımdan 4 gün sonra aloe vera içeren ağız çalkalama sularının diş plakları üzerinde çok daha etkili olduğu görülmüştür. 

Aloe Vera ağız ülseri (aft) tedavisinde de kullanılabilir.

Birçok kişi ağız ülseri yada toplumdaki ismi ile aft sorunu yaşamıştır. 

Genellikle ağız içinde ve dudak altında oluşur ve 7-10 gün sürer.

Yapılan çalışmalar aloe veranın ağız ülserini gidermede yardımcı olabileceğini göstermiştir.

Aloe Vera kabızlık sorunun giderilmesinde yardımcı olabilir.

Aloe Vera sık sık kabızlık tedavisi içinde kullanılmıştır. Burada etken olan jel değil latex adı verilen maddedir. 

Latex yaprağın kabuğunun hemen altında bulunan yapışkan bir sıvıdır. 

Bunun dışında yaygın inanışın aksine Aloe Vera irritabl bağırsak sendromu (IBS) enflamatuar bağırsak hastalığına karşı herhangi bir etkisi görülmemiştir. 

Aloe Vera cilt esnekliğine katkıda bulunup kırışıklıklara karşı koruma sağlabilir.

Topikal Aloe Vera jelinin cildin yaşlanmasını yavaşlatabilir özellikleri olduğuna dair ön kanıtlar vardır. 

45 yaşın üzerinde 30 kadın olan bir çalışmada, aloe jel topikal uygulama ile 90 gün boyunca test edildi. Çalışma sonucunda cilt elastikiyeti ve kolajen üretimi artmış olduğu görülmüştür. 

Aloe Vera Kan şekeri seviyelerini düşürebilir.

Aloe Vera bazı zamanlarda diyabet ilacı olarak kullanılmıştır. 

İnsülin duyarlılığını arttırmak ve kan şekeri yönetimini iyileştirmek için yardımcı olabilir. 




17 Nisan 2015 Cuma

SAĞLIĞIMIZ İÇİN ZARARLI BESİNLER

SAĞLIĞIMIZ İÇİN ZARARLI BESİNLER
Sağlığımız için zararlı besinler özellikle kilo problemi yada kronik hastalığı olanlar için çok hassas bir konudur. Genelde son derece lezzetlidirler ama maalesef genel sağlımız için son derece zararlı maddeler içerirler ve uzun vadede tüketilmeleri kalıcı zararlar verebilir. Özellikle işlenmiş et tatlandırıcı ve endüstriyel bitkisel yağ içeren yiyecekler. Yapılacak en iyi şey bu gıdaların alımını tamamen kaldırmaktır, olmadı en aza indirmek olmalıdır. 

Şekerli İçecekler

Günümüzdeki modern diyette gıdalara şeker eklemek yapılacak en büyük yanlışlardan birisidir. Burada şekerli içecekleri en kötüler listesinden birinci sıraya alabiliriz. 

Şeker büyük miktarlarda tüketildiği zamanlar vücutta insülin direncini arttırıp karaciğer yağlanmasına yol açabilir. Ayrıca kandaki şeker seviyelerini bozacağı için sürekli acıkmamıza neden olabilirler. 

Şekerli içeceklere en iyi alternatif, su, soda, kahve veya çay olabilir.

Pizza

Pizza dünyanın en popüler, bunun yanından en önemsiz gıdalarından birisidir. 

Mükemmel bir tadı ve yeme kolaylığına sahip olduğu için bu kadar popüler olması çokta şaşırtıcı değildir. 

Sorun, ticari olarak hazırlanmış pizzalar ciddi derecede sağlıksız gıdalardan yapılmıştır. 

Pizza hamuru rafine edilmiş buğday unundan yapılır, kullanılan etler ise işlenmiş etlerdir. Bunun yanında son derece yüksek bir kalori değerine sahiptirler. 

Alternatif olarak eve yapımı ve doğal malzemelerden yapılmış pizza tercih edilebilir. Bu şekilde çok daha sağlıklı olabilir.

Beyaz Ekmek

Ekmek genellikle gluten içeren buğdaydan yapılır. Buda gluten hassasiyeti olan kişiler için sorun oluşturabilir. Çünkü gluten çölyak hastalığına neden olur. Gluten bağırsaklarsa sindirim işlemini sağlayan bazı yapıların bozularak işlevlerini yapamamasına neden olur. Özetle sindirim sistemi hasar görür.  

Sorun şudur ki ticari olarak üretilmiş birçok ekmek gluten içerir ve seviyeleri sağlıksız olabilir. 

Alternatif olarak ezekiel ekmeği mükemmel bir seçim olabilir. Bunun yanında tam tahıllı ekmekte beyaz ekmekten çok daha iyi bir seçimdir.

Meyve Suları

Meyve suları genel olarak sağlıklıdır denir ama bu tam olarak böyle değildir. Çünkü birçok meyve suyu meyve aromasından ve şekerden yapılır. 

Bazı meyve sularının söylendiği gibi C vitamini ve antioksidan içerdiği doğrudur ama içerdiği şekerden ötürü sağlıksızdırlar. 

Alternatif olarak en iyisi tabiiki sudur ama sağlığa olan faydaları açısından düşünüldüğü zaman yaban mersini meyve suyu gibi olanlar tercih edilebilir. 

Endüstriyel Bitkisel Yağlar

Son yüzyılda yağların tüketimi inanılmaz oranda arttı. Bitkisel yağlar, mısır yağları ve diğer endüstriyel yağların ortak sorunu oksidasyona karşı çok duyarlı olmaları. Bundan dolayı ciddi derecede kanser riski taşırlar.

Alternatif olarak en iyi tercih edilebilecek seçenek sızma zeytinyağı, tereyağı ve hindistan cevizi yağı olabilir. 

Margarin

Margarin tereyağın sağlıklı bir alternatifi olarak sunulur ama günümüzde birçok insan bunun böyle olmadığının farkında. Çünkü margarin ileri derecede işlenmiş bir yağdır. 

Yapay katkı maddleri ile yüklüdür ve genellikle hidrojen ile doyurulmuş bitkisel yağlardan elde edilir.  Bunun yanında trans yağ içerirler. 

En iyi alternatif gezinerek beslenen hayvanlardan elde edilmiş sütten yapılmış tereyağdır. 

Patates Cipsi

Tüm beyaz patatesler sağlıklıdır. Ancak burada sağlıksız olan patates kızartması ve dolayısı ile kullanılan yağ olabilir. Bundan dolayı kızartmalarda mümkünse fındık yağı seçimi çok daha sağlıklı bir seçim olacaktır. 


Alternatif olarak ise kızartma yerine pişmiş yada haşlanmış patates seçilebilir. 

Dondurma

Eskiden yaz aylarının vazgeçilmez yiyeceklerinden biri olan dondurma artık kış aylarında da tüketilmeye başlandı. Çünkü en lezzetli yiyeceklerden birisidir. 

Çok fazla şeker içerdiği için sağlıksız bir yiyecektir dondurma. Bunun yanında kalori değeri bayağı yüksektir. 

Alternatif olarak çok daha sağlıklı malzemelerden ve daha az şeker kullanarak dondurma yapmak mümkündür. 

Şekerli Barlar

En sağlıksız yiyeceklerin başında gelir. Bir çoğu çikolata olan yiyeceklerdi ama birçok aroması vardır.

Şeker, işlenmiş buğday unu, ve işlenmiş yağlardan yapılmıştır. Örneğin gofretler gerek yeme kolaylığı gerekse son derece lezzetli tadları ile çok ilgi çekicidir. 


En iyi alternatif bitter çikolata yada meyve olabilir.

Özetle, gıdaların olabildiğince doğal hallerini tüketmemiz gerekiyor. Örnek olarak et yiyecek sosis, sucuk gibi gibi işlenmiş et değil, biftek, pirzola gibi işlenmemiş halde olanlarını tüketmemiz sağlıklı olacaktır.

10 Nisan 2015 Cuma

SALATANIN FAYDALARI

SALATANIN FAYDALARI

Salatanın faydaları içerdiği sebzelere göre değişebilir ama her ne eklenirse eklensin yeşilliklerden ve diğer sebzelerden her salata sağlımız için son derece faydalı besinler içerir. 

Dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde yaşıyor ve işin güzel yanı çok güzel bir iklimimiz var. 4 mevsimi bir arada en güzel şekilde yaşayabilen bir ülkeyiz. Sebze üretimi olarak da fena sayılmayız ama buna rağmen sebze yemekleri dışında salata alışkanlığımız maalesef çok kuvvetli değil. Yurdumuzun dört bir yanında yetişen onca sebze ve meyve çeşidi sayesinde çok çeşitli ve lezzetli salatalar yapabiliriz. Aynı zamanda bunlar sağlığımız içinde son derece faydalı olacakalardır. 

Günümüzde özellikle cildimiz için farklı ürünler kullanıyoruz. Birçoğu işe yarayabilir ama yaramayanda olabilir. İşin üzücü yanı, kullandığımız ürünleri kullanmayı bıraktığımızda yada ara verdiğimiz zaman kazandıklarımızı tekrar kaybedebiliriz. Bundan dolayı işi öncelikle içten yapmak gerekiyor. İçten kastımız sağlıklı beslenmedir. Çünkü sağlıklı beslendiğimiz zaman her şeyden önce sağlılıklı kalacağımız için mutlu ve huzurlu oluruz. Ardından vücudumuz çok daha iyi görünür, örnek olarak saçlarımız ve cildimiz daha parlak, tırnaklarımız kalın ve yüzümüz daha canlı görünür. Bu durum bizi motive eder ve her işimiz çok da iyi yapmaya başlarız. 

Salata sağlıklı yaşam için en iyi besinlerden birisidir. Ama herşeyde olduğu gibi salatanında çok iyi olmayabilir. Özellikle yağ olarak kullandığımız zeytinyağı mükemmel bir yağdır ve sağlığa inanılmaz faydaları vardır. Ama onuda kararında bırakmata fayda vardır. Lİmonu istediğiniz kadar ilave edebilirsiniz. Bu arada ceviz de salataya çok büyük lezzet katacaktır. Aynı zamanda son derece sağlıklı yağlar içeren ceviz salatanın besin değerinide yükseltecektir. 

Birçok beslenme uzmanı yemeklerimiz ile birlikte salata tüketmemizi öneriyorlar. Salata öğünlerde ana yemek ile tüketilebileceği gibi tek başına öğünde yemek olarakta tüketilebilir. Diyet listelerinin vazgeçilmez yemeklerinin başında salata gelir. Çünkü salatanın tamamı yada büyük bir çoğunluğu sebze ve meyvelerden oluşur. Sebze ve meyvelerin hepsi vitamin ve mineral deposudur. Bunun yanında hepsinin kendine has bir takım özellikleri vardır. Bunun dışında birçok sebze ve meyve iyi bir lif kaynağıdır. Yemekler ile birlikte tükettiğimiz salata hem daha az yemek yememizi sağlar hemde yediğimiz yemeğin lezzetini arttırır. Lif bağırsaklarda zor sindirilebilen bir madde olduğu için uzun salınımından dolayı tokluk hissi verir. 

Salatalarımızı hazırlarken dikkat edilmesi gereken en büyük husus kullanacağımız sebzelerin tazeliği ve mevsimine ait olup olmamamsıdır. Bundan dolayı mevsimsel sebze seçimleri çok daha sağlıklı olacaktır. Örnek olarak kış aylarında havuç turp salatası ideal bir seçim olabilir. Yaz geldiği zaman ise salatalık, domates ve biber salataların geleneksel sebzeleri arasında yer alırlar. 

Bunun yanında bazı meyve ve peynirlerde salatımıza lezzet ve sağlık katabilir. Örnek olarak protein açısından zengin bir salata hazırlamak istiyorsak salata üzerine ekleyeceğimiz peynir çok iyi bir seçim olabilir. Yada direk protein açısından son derece zengin olan kinoa salatası en iyi seçim olacaktır. 

Salata içerdiği değerli besinlerin yanında özellikle kilo vermede çok yardımcıdır. Diyet programlarında yemekler ile olabileceği gibi sadece öğün salatadan oluşabilir. Açlık hissini bastırmada salata olabilecek en iyi alternatiflerin başında gelir. Ancak şunun unutmamak gerekir ki salata her zaman tek başına bir çözüm olamaz. Çünkü salataların genel olarak kalori değerleri çok düşüktür ve bundan dolayı ihtiyacımız olan enerjiyi karşılayamaz isek vücut bu sefer kendi enerji kaynaklarından kullanmaya başlar ve özellike eğer vücut kendi protein kaynaklarını kullanmaya başlarsa bu sefer olay sağlıksız ve bambaşka bir hal almaya başlar. Burada yapılacak en tercih salataları öğünlere eklemek ama sadece salata üzerinden öğün hesabı yapmamak olacaktır. Öğünlerde normal yemek ile tüketilen salata son derece faydalı olabilir ama onun dışındaki direk salata ile beslenme hayal kırıklığı yaratır. Salata gibi sağlıklı sebzeler içeren besinler sürekli diyet listemizde olmalı. Özetle herşeyi kararında tüketmek en sağlıklısı olacaktır.

3 Nisan 2015 Cuma

KEFİRİN FAYDALARI

KEFİRİN FAYDALARI
Kefir faydaları saymak ile bitmeyen, dünyada birçok yerde popüler olan fermante süttür. Tad olarak biraz ekşi olan kefir son derece besleyicidir ve yüksek oranda probiyotik içerir. Sindirim ve bağırsak salığı için son derece yararlıdır. Birçok insan kefirin yoğurttan daha faydalı olduğunu düşünür. Vitamin ve mineral açısından da son derece zengin bir besin kaynağı olan kefir genel sağlımız içinde faydalıdır. 

Kefir birçok besini içeren mükemmel bir kaynaktır.

Kefir geleneksel inek sütü yada keçi sütü kullanılarak fermante edilen bir içecektir. İlk bakışta karnabahara benzer bir görüntüsü vardır. 

24 saat yada benzer bir süre içerisinde kefir tenleri süt içerisinde fermante olurlar ve çoğalılırlar. Sonra bu taneler sıvı içerisinden çıkarılıp tekrar kullanılabilir. 

Kefir doğu avrupa ve güneybatı asyanın bazı bölgelerinden tüm dünyaya yayılan ve Türkçe keyif kelimesinden türetilmiştir. Keyif yedikten sonra iyi hissetme anlamında kullanılmıştır. Kefir yoğurda benzer ama yoğurt değildir. 

Kefir Besin Değerleri

Protein             6 gr
Kalsiyum         %20
Fosfor              %20
B12 Vitamini    %14
Riboflavin (B2) %19
Magnezyum      %5

Yukarıda 175 ml kefire ait besin değerleri verilmiştir.

Görüldüğü gibi 175 ml kefir içerek günlük protein ihtiyacımızın bir bölümünü, kalsiyum ihtiyacımızın %20 sini karşılayabiliriz. 

Bununla birlikte yaklaşık 100 kalori, 7-8 gr karbonhidrat ve 3-6 gr yağ gelir. Bu hali ile kefirin fazla tüketimi kilo sorununu orataya çıkarabilir. Bundan dolayı kefir seçimi yapılırken daha az yağ içeren ve diyet olan kefir tercihi yapılabilir. Kefir üzerine yapılan çalışmalar çok fazla olmamak ile birlikte bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır.

Bunun yanında kefir geniş oranda biyoaktif içeriğe sahiptir ve organik asit, peptitler içerir. 

Süt içermeyen kefir versiyonları hindistan cevizi suyu, hindistan cevizi sütü ve diğer tatlı sıvılar ile yapılabilir.

Kefir Yoğurttan daha probiyotik bir yapıya sahiptir.

Bazı mikroorganizmaların sağlık üzerinde olumlu etkileri olabilir. 

Probiyotik olarak bilinen bu mikroorganizmalar sindirim, kilo yönetimi ve ruh sağlığı dahil birçok alanda sağlığa katkı sağlayabilirler. 

Yoğurt bilinen en iyi probiyotikleriden birisidir ama kefir bu açıdan bakıldığı zaman çok daha güçlü bir kaynaktır. Kefir sağlığa yararlı yaklaşık 30 adet mikroorganizma içerir. 

Kefir güçlü antibakteriyel özelliklere sahip bir besindir.

Kefirin içerdiği bazı probiyotiklerin bazı enfeksiyonlara karşı koruma sağladığına inanılmaktadır. 

İçerdiği Lactobacillus ve karbonhidrat kefiran probiyotikleri sayesinden kefir, zararlı bakterilere karşı koruma sağlayabilir. 

Kefir ile Kemik sağlınızı geliştirip osteoporoz riskinizi azaltabilirsiniz. 

Osteoporoz kekim dokusunun bozulmasıdır. Vücuttaki kemiklerin sertliklerinin azalması ile kemikler daha kolay kırılabilir hale gelirler. Daha çok kadınlarda görülen bir hastalıktır. En iyi ol korunmadır ve bu da yeterli kalsiyum alımından geçer. Gerek kemikleri güçlendirmek gerekse kemik sağlığını geliştirmek için ve osteoporoz ilerlemesini yavaşlatmak için yeterli düzeyde kalsiyum alınmalıdır. 

Tam yağlı sütten yapılan kefir büyük bir kalsiyum kaynağı olmanın yanında iyi bir K2 vitamini kaynağıdır. 

Son yapılan hayvan çalışmaları kefirin kemik hücreleri tarafından kalsiyum emilimini arttırabileceğini göstermiştir. Buda kemik yoğunluğunu arttırarak kırıkların önlenebilmesine yardımcı olabilir. 

Kefir kansere karşı koruyucu olabilir.

Dünyada ölüm nedenlerinin başında kanser gelmektedir. 

Henüz insan deneyleri yapılmamış olsada hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar kefirin kanser hücrelerinin büyümesini önleyebildiğini göstermiştir. 

Probiyotikler çeşitli sindirim sorunlarına karşı yardımcı olabilirler. 

Kefirin içindeki probiyotikler bağırsakları temizleyip bakteri ve mikropları öldürdüğü için kefir kullanımı bazı sindirim problemlerinin giderilmesine yardım edebilir. 


Tüm bu faydalarının yanında kefir, kalp sağlığı için son derece faydalıdır ve kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.