28 Kasım 2014 Cuma

SAĞLIĞIMIZ İÇİN DÖRT DOĞAL TATLANDIRICI


SAĞLIĞIMIZ İÇİN DÖRT DOĞAL TATLANDIRICI
SAĞLIĞIMIZ İÇİN DÖRT DOĞAL TATLANDIRICI
Sağlığımız için dört doğal tatlandırıcı, stevia, erythritol, ksilitol ve yacon şurubunu inceledik. Aslına bakılırsa  şeker pancarı üzerinde yapılan deneyler doğal şeker pancarının insan sağlığına hiçbir zararı olmadığı, aksine faydalıdır. Fakat şeker pancarı soframıza gelen kadar bir takım kimyasal işlemlerden geçer ve bu işlemeler sonunda rengi beyaz olur ve yapısında her ne kadar kalmadı dense bir sağlığımız için uygun olmayan kimyasal maddeler kalır. Bundan dolayı sağlığımız için tatlandırıcıları araştırdık ve dört farklı doğal tatlandırıcı olan stevia, erythritol, ksilitol ve yacon şurubunun kaynaklarına ve sağlığımız üzerindeki etkilerine baktık.

Stevia 

Stevia son zamanlarda iyice popüler olmuş düşük kalorili bitkisel bir tatlandırıcıdır. Stevia Rebaudiana isimli bir bitkinin yapraklarının ekstresinden elde edilmiştir. Bu bitki Güney Amerika da yüzyıllardır tatlandırıcı ve tıbbi amaçlı olarak yetiştirilmiş ve kullanılmıştır. Stevia yapraklarında birçok tatlı bileşik vardır ve bunlar 1 gram şekerden yüzlerce kez daha tatlıdır. Stevia bu kadar tatlı olmasına rağmen kalori değeri çok düşüktür. 

Stevia için insanlar üzerinde bir takım çalışmalar yapılmıştır ve insan sağlığına yararları ortaya çıkmıştır;

Kan basıncımız yüksek olduğu zaman, stevia ile birlikte bunu %6-14 arasında düşürebiliyoruz. Bununla birlikte normal yada hafifçe yüksek kan basıncı üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. 
Stevianın diyabetiklerde kan şekeri düzeyini düşürdüğü gözlemlenmiştir.
Bunun dışında bilimsel çalışmalar göstermiştir ki stevia insülin duyarlılığını arttırmıştır ve okside olmuş LDL kolesterolünü azaltmıştır. Eğer bir şeyleri tatlandırmak istiyorsanız stevia sizin için sağlıklı bir seçim olabilir. Bazı kişiler stevianın tadını sevmeyebilir ama özellikle belirtmek isteriz ki kan basıncı ve kan şekeri düzeyinin doğal yollardan düşürebilen 0 kalorili bit tatlandırıcı olarak Stevia sağlıklı bir tercih olacaktır.

Erythritol

Erythritol sağlıklı ve başka düşük kalorili bir tatlandırıcıdır. Bazı meyvelerin içerisinde doğal olarak bulunan şeker alkolüdür. Bir takım endüstriyel işlemlerden geçmiş ve toz haline getirilmiş olarak piyasada bulabilirsiniz.

Gram başına 0,24 kalori içerir. Kan şekeri ve insülin seviyesi üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Aynı şekilde kolesterol ve trigliseritler üzerinde de bir etkisi yoktur. FDA tarafından diş çürümesine neden olmadığı yönünde de açıklama yapılmıştır. 

Erythritol bağırsaklar kolayca emilir ve kolayca vücuttan atılır. Yapılan çalışmalar erythritol çok güvenli olduğu yönündedir. Buna rağmen diğer şeker alkollerinde olduğu gibi sindirim sorunlarına neden olabilir. Sonuç olarak tat olarak şekere çok benzeyen erythritol’ün aşırı tüketmek dışında zararlı görünen bir tarafı bulunmuyor. Hatta diğer şeker alkollerinden çok daha sağlıklı görünüyor.

Ksilitol  

Tat olarak şekere benzeyen şeker alkolüdür. 1 gram ksilitol 2,4 kaloridir. Diş sağlığı üzerinde bir takım olumlu etkileri vardır. Aynı zamanda osteoporoz engellemeye yardımcıdır. Kemik yoğunluğunu arttırabilir. Ksilitol kan şekeri ve insülin seviyelerini yükseltmez. Buna rağmen diğer şeker alkollerinde olduğu gibi birtakım sindirim sorunlarına neden olabilir. Ayrıca evinizde köpek besliyorsanız Ksilitol’ü ondan kensinlikle uzan tutmak gerekir, çünkü ksilitol köpekler için yüksek derecede zehirleyicidir.

Sonuç olarak ksilitol bir gramı 2,4 kalori olan son derece popüler olan bir tatlandırıcıdır. İnsan sağlığı üzerinde de kemik yoğunluğunu arttırmak, osteoporoz ve diş çürümesini engellemek üzere etkileri vardır.

Yacon Şurubu

Güney Amerika yetişen bir bitkidir. Son zamanlarda popüler olmasının en büyük nedeni özellikle kadınlarda kilo kaybı için son derece etkilidir. Bir takım çalışmalar sonucunda bu sonuçlara varılmıştır. Ayrıca yacon şurubu kabızlığa karşıda yardımcı olabilir. Çok fazla tüketmek sindirim sorunlarına neden olabilir.

Piyasada birçok popüler tatlandırıcı vardır ve sağlıklı insanların tercihi bu yöndedir. Bunlar Hindistan cevizi şekeri, pekmez, bal, ve akçaağaç şurubu içerir. Eğer sağlıklı bir şekilde yaşamak istiyorsak, sağlıklı besinler ile beslenmemiz gerekiyor ve mümkün olduğunca doğal şeker ve sağlıklı tatlandırıcılar tüketmemiz gerekiyor. 

21 Kasım 2014 Cuma

DÜŞÜK KALORİLİ KARBONHİDRAT DİYETİ

DÜŞÜK KALORİLİ KARBONHİDRAT DİYETİ

DÜŞÜK KALORİLİ KARBONHİDRAT DİYETİ


Düşük kalorili karbonhidrat diyeti genellikle zayıflamak için kullanılır.  Karbonhidratlar vücudun ilk enerji kaynağıdır. Yediğimiz karbonhidratlar vücutta glikoza dönüştürülür. Glikoz fazlası glikojen olarak  kaslarda ve karaciğerde depolanır. Daha fazla glikoz ise vücutta yağ olarak depolanır ki buda çok istemediğimiz bir olaydır.

Yağsız kas kütlesi kazanımı düşük kalorili karbonhidrat diyetinin en büyük avantajıdır. Ayrıca diyet yağ yakıcı odaklı olduğu için glikoz kullanımı asgariye düşecek, yağ kullanımı ise maksimum düzeyde olacaktır. Sistem oldukça basit çalışır. Yapılan diyet ile birlikte vücut glikoz kaynaklarını kullanmak yerine yağ kaynaklarını kullanır. Muhafaza edilen glikoz ile kan şekeri seviyemiz çok değişkenlik göstermez ve bu sayede daha geç acıkırız.

Düşük karbonhidrat diyeti işlenmemiş doğal besinler içeren bir plandır.

Düşük karbonhidrat diyetinin kilo vermek için en iyi diyet planlarından birisi olmak ile birlikte hasta olma riskinizi düşürür ve sağlıklı yapar. Bu konuda birçok bilimsel kanıtlar vardır.

Düşük Karbonhidrat Diyet Planı

Bu planda hangi gıdaları hangi şekilde tüketmemiz ne kadar sağlıklı olduğumuza, haftada ne kadar antrenman yaptığımıza, kaç kilo ağırlığında olduğumuza ve ne kadar kilo vermek istediğimize göre değişir.

Düşük Karbonhidrat Diyet Planı Temeli

Tüketeceğimiz Besinler; Et, balık, yumurta, sebze, meyve, fındık, sağlıklı yağlar ve hatta glüten içermeyen tahıllar.

Tüketmeyeceğimiz Besinler; Şeker, buğday, tohum yağları, trans yağ, yapay tatlandırıcılar ve ileri derecede işlenmiş gıdalar.

Kaçınacağımız Besinler;

·      Şeker: Alkolsüz içecekler, meyve suları, dondurma ve diğerleri.
·      Gluten içeren; Buğday, arpa ve çavdar, ekmek ve makarnalar.
·      Trans yağlar: Hidrojen ve kısmen hidrojen ile doyurulmuş yağlar.
·      Yüksek Omega-6 ve bitkisel yağlar:  Soya fasulyesi, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, aspir ve kanola yağları.
·      Yapay tatlandırıcılar: Aspartam, sakarin, sukraloz, siklamat, asesülfam potasyum,. Tüm bunların yerine stevia kullanabilirsiniz.
·      Diyet ve düşük yağlı ürünler:  Birçok süt ürünüleri, tahıllar, krakerler, vb.
·      Yüksek seviyede işlenmiş gıdalar: Fabrikalarda birçok işlemden geçirilmiş ve bu şekilde doğallığını kaybetmiş besin maddeleri.

Düşük Karbonhidrat Diyet Yemek Listesi

·      Et: Sığır, kuzu, tavuk eti ve diğerleri. Doğada gezinerek ve ot yiyerek beslenmiş olanlar tercih edilmeli.
·      Balık: Somon, alabalık, mezgit ve diğerleri. Olta ile yakalanan balık en iyisidir.
·      Yumurta: Omega-3 ile  zenginleştirilmiş yumurta en iyisidir.
·      Sebzeler: Ispanak, brokoli, karnabahar, havuç ve diğerleri.
·      Meyveler: Elma, portakal, armut, yaban mersini, çilek.
·      Fındık ve Tohumlar: vb Badem, ceviz, ayçiçeği tohumu,
·      Yüksek Yağ Süt: Peynir, tereyağı, krema, yoğurt.
·      Katı ve Sıvı Yağlar: Hindistan cevizi yağı , tereyağı, zeytin yağı ve morina balık yağı.

Eğer kilo vermek istiyorsak peynir ve fındık gibi ürünlerin tüketimine çok dikkat etmemiz gerekiyor, çünkü bu tarz ürünleri tüketmek çok kolaydır.

Ara sıra diyetimize ekleyebileceğimiz karbonhidrat içeren besinler

Eğer sağlıklı isek ve asıl hedefimiz kilo vermekten ziyade formumuzu korumak ise ara sıra biraz daha fazla karbonhidrat alabiliriz.

·      Patates: Tatlı patates ve bazı diğerleri.
·      Gluten içermeyen tahıllar: Pirinç, yulaf, quinoa ve diğerleri.
·      Baklagiller: Mercimek vb, siyah fasulye, barbunya, (bunları tolere ederse).
·      Bitter (Acı) Çikolata: % 70 kakao veya daha yüksek olan organik madde içeren markaları seçin.
·      Şarap: Hiçbir şekilde ilave şeker ya da karbonhidrat eklenmemiş kuru şaraplar seçin.

Bitter çikolatayı antioksidan seviyesi yüksek olduğu için aşırıya kaçmadan tüketmek sağlıklı olabilir.

İçebileceğimiz Sıvılıar:

·      Su
·      Çay
·      Kahve
·      Yaay tatlandırıcı içermeyen gazlı soda.

Bir haftalık düşük karbonhidrat içeren örnek menü

Günlük karbonhidrat miktarı 50 gr dan az ise, sağlıklı olacak şekilde bunu bir parça arttırabiliriz.

Pazartesi

·      Kahvaltı: Tereyağı veya hindistan cevizi yağda kızartılmış çeşitli sebze, omlet ile.
·      Öğle yemeği: Yaban mersini ile yoğurt ve bir avuç badem.
·      Akşam yemeği: Cheeseburger (peynirli), sebze ve salsa sos ile servis edilmiş halde.
Salı
·      Kahvaltı: Pastırma ve yumurta.
·      Öğle yemeği: Köfte ve sebze.
·      Akşam yemeği: Tereyağlı sebze ve somon.
Çarşamba
·      Kahvaltı: Tereyağı veya hindistan cevizi yağı ile kızarmış yumurta ve sebze.
·      Öğle yemeği: Zeytinyağlı karides salatası.
·      Akşam yemeği: Sebzeli Izgara tavuk.
Perşembe
·      Kahvaltı: Tereyağı veya hindistan cevizi yağda kızartılmış çeşitli sebze, omlet.
·      Öğle yemeği: Hindistan cevizi sütü, çilek, badem ve protein tozu.
·      Akşam yemeği: Biftek ve sebze.
Cuma
·      Kahvaltı: Pastırma ve yumurta.
·      Öğle yemeği: Zeytinyağlı tavuk salatası.
·      Akşam yemeği: Sebzeli biftek.
Cumartesi
·      Kahvaltı: Çeşitli sebzeler ilave edilmiş omlet.
·      Öğle yemeği: Çilek, hindistan ceviziz, bir avuç ceviz ve yoğurt.
·      Akşam yemeği: Sebzeli Köfte.
Pazar
·      Kahvaltı: Pastırma ve yumurta.
·      Öğle yemeği: Hindistan cevizi sütü, krema, çikolata aromalı protein tozu ve biraz çilek.
·      Akşam yemeği: Izgara tavuk kanadı ve çiğ ıspanak.

14 Kasım 2014 Cuma

SPORCU BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR?

SPORCU BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR
SPORCU BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR
Son yıllarda yapılan çalışmalar göstermiştir ki beslenmemenin spor performansı üzerinde çok büyük etkileri vardır, o zaman sporcu beslenmesi nasıl olmalıdır? Tabiiki beslenmenin yanında genetik yapı ve sporcunun kendisine uygun antrenman programları da önemli faktörler arasında yer alır. Bilinçli antrenman ve beslenme programına sahip sporcular çok daha iyi gelişim sağlayabilirler ve çok daha başarılı olabilirler. 

Sporcu her zaman en iyisini yapabilmek, sınırlarını genişletip hep bir adım öteye gidebilmek, özetle kendini geliştirmek için antrenman yapar. Antrenman işin önemli parçalarından biri olmak ile birlikte hiçbir zaman tek başına yeterli değildir. Öncelikle iyi bir beslenme programı her şeyi garanti etmez ama olmaması durumunda karşılaşılan performans kaybı ve sağlık sorunları herkes tarafından kabul edilmektedir.

İyi beslenme ile birlikte bir takım avantajlara sahip oluruz. Bunun en başında performans artışı gelir. Bununla birlikte yaptığımız antrenmanlardan çok daha iyi sonuçlar alıp antrenman verimini arttırırız. Çok daha sağlıklı bireyler haline gelip, hastalanama, sakatlanma riskimiz azalır ki yaşadığımızı düşünelim aynı şekilde toparlanma süresi uzun olur. Beklenilen sonuçlara ulaşma ihtimalimiz artar.

Sporcu Beslenmesi nasıl olmalıdır?

Karbonhidrat vücudun ilk kullandığı yakıttır. Nasıl yakıtı olmayan bir araç ilerleyemez ise karbonhidrat depoları boş olan sporcular hedeflerine ulaşamazlar. Bundan dolayı enerjinin düzgün bir şekilde sağlanması gerekiyor. Ne kadar enerjiye ihtiyacımız olduğu cinsiyetimiz, yaşımız ve yaptığımız spora bağlı olarak değişim göstermektedir.


Düzenli antrenman yapan kişiler için karbonhidrat ihtiyacı 5-6g/kg dan yoğun antrenman yapan kişiler içinse 8-10g/kg a kadar değişmektedir. Örnek vermek gerekirse 80 kg ağırlığında bir sporcu düzenli orta yoğunlukta bir antrenman yapıyorsa alacağı günlük karbonhidrat miktarı 400 ila 480 gr arasında iken aynı ağırlıkta ve çok daha yoğun antrenman programı olan bir birey için bu ihtiyaç 640 ila 800 gr’a kadar çıkmaktadır.  Burada önemli olan kaslarımızdaki glikojen depolarımızdır. Ne kadar glikojene sahipsek o kadar süre güçlü ve dirençli oluruz.

Protein kasların yapısının önemli bir kısmını oluşturur ve vücuttaki bütün hücrelerin büyük bir kısmı proteinlerden yapılmıştır. Proteinlerin vücutta büyüme ve gelişmeden tutunda, dokuların yenilenmesine, dışarından mikroplar ile gelen saldırılara karşı savunmada, enerji sağlamada, enzim ve hormonların yapısında bulunma ve hatta sporcular için son derece büyük bir öneme sahip antrenmana bağlı kas fibrillerinde oluşan mikro hasarların onarımına kadar bir çok yerde önemli görevleri vardır. 

Hayvansal ve Bitkisel olmak üzere 2 farklı protein kaynağı vardır. Hayvansal proteinler bitkisel proteinlere oranla vücutta çok daha etkili kullanılmaktadır. Özellikle et (kırmızı  et, kümes hayvanları, balık vb.), yumurta, süt, peynir, yoğurt çok kaliteli protein kaynaklarıdır. Bunun yanında bitkisel kaynaklı kurubaklagilleri ve son dönemlerde çok meşhur olan ve kırmızı ete yakın protein kalitesine sahip Kinoa (Quinoa) unutulmamalıdır.


Spor yapmayan bireyler için günlük protein ihtiyacı 0,8-1gr/kg olarak düşünülebilir. Sporcularda ise çok daha farklı bir hesap ortaya çıkar. Düzenli antrenman yapan bir birey içinse yaptığı antrenmanın yoğunluğuna bağlı olarak 1,2-1,8gr/kg arası değişmektedir. Her şeyde olduğu gibi fazla protein ve amino asit alımı yarardan çok zarar getirir. Protein ve amino asit aldığımız zaman bunlar vücuttan üre olarak atılırlar. Ürenin vücuttan atılabilmesi için idrar çıkışı artar, dolayısı ile vücut daha fazla sıvı kaybeder ve dehidre olur. Bunun yanında fazladan alınan protein karaciğer ve böbreklere yorar ve  vücuttan fazla kalsiyum atılmasına neden olur. Bundan dolayı günlük sıvı alımıda önemli bir yer tutar.

Günlük yağ ihtiyacı ne kadardır?

Uzun süreli yapılan antrenmanlarda karbonhidrat stokları vücutta sınırlı seviyede olduğu için yağlar devreye girer. Yağlar enerji kaynağı olmalarının yanında yağda çözülebilen vitaminlerin vücut tarafından kullanılmalarını sağlarlar. Günlük kalori hesabının %20-25 civarı yağlardan karşılanmalıdır. Burada katı yağlar yerine zeytinyağı, mısırözü gibi sıvı yağlar tercih edilmelidir. Mümkünse yağ oranları düşük olan süt ürünleri tercih edilmelidir. 1 gr yağ 9kkal enerji sağlamaktadır, buradan günlük kalori hesabımıza göre almamız gereken yağ miktarını bulabiliriz.

7 Kasım 2014 Cuma

DİYET HATALARI

DİYET HATALARI
DİYET HATALARI


Kilo kaybetmek pek çok insan için zor bir iştir, birde burada yapılan diyet hataları işi çok daha zorlaştırır. Sonuçta, hedeflerinize ulaşmada özveri, zaman ve tutarlılık önemlidir. Ama dergilerde, videolarda, ya da iyi pazarlanan geçici moda trendlerde bulunan çok fazla bilgi ya da yanlış bilgiler yolunuzdan sapmanıza sebep olabilir. Bir vücuttaki istenmeyen yağlardan kurtulmak için kullanılan  etkili ve köklü metodlar yanlış anlaşılabilir, çarpıtılabilir. Bu sebeple, yapmaya çalıştığınız şey almak istediğiniz sonuçları farkında olmadan negatif yönde etkileyebilir.  

Spor salonunda yoğun bir egzersiz programı yapar ve sıkı bir beslenme planı uygulasarsanız yağlarınızı yakabilirsiniz ve istediğiniz sonuçları alabilirsiniz. Ama bunları uyguluyor olmanıza rağmen herhangi bir değişiklik görmüyor ve hatta ekstra kilo alıyorsanız, o zaman büyük olasılıkla bir kilo verme tuzağının içine düşmüşsünüz demektir. Bu 5 ipucuyla diyetinizin felakete dönüşmesini önleyebilirsiniz!

TEHLİKE 1: DİYETİ YAPARKEN İNİŞLERİN ÇIKIŞLARIN OLMASI

Kısaca diyet kavramını analiz edelim. Çoğu insan aklında belirli bir süre ve hedef  ile diyet programına başlar. Çoğunlukla mantık şöyledir. “Eğer 6 hafta karbonhidratı kesersem,  pantalonlarımın içine gireblirim” ya da “Ben önümüzdeki birkaç ay için tatlılar yerine  sebze tüketirsem 10 kilo kaybederim ve bu okul toplantısına da gidebilirim”. Nedeni ne olursa olsun, insanların çoğu için çaba gösterecekleri hedefleri ve bu hedef lerinin de bitmesi  için koymuş oldukları  bir bitiş tarihi vardır .

Gerçek şu ki biz her şeyin hemen, hızlı ve zahmetsiz olmasını istiyorum. İster bir 30 günlük meydan okuma ister  90 günlük bir başkalaşım  planı olsun, neredeyse her hedefin bir tarih ya da onunla ilişkili bir bitiş zamanı vardır Her ne kadar aciliyet duygusu  sizi koltuğunuzdan kaldırıp spor salonlarına götürse de bu durum uzun vadede  sizi değiştirecek mi ? Muhtemelen hayır.

Eğer düzenli olarak karamel, krema, ve çırpılmış malzeme  kahvenize ekliyorsanız, yağsız süt kullanın  ve tatlı şeylerden kaçınmaya çalışın. 

HAYAT TARZINIZI DEĞİŞTİRİN!

Yılların kötü alışkanlığını değiştirmek çok zordur ve bir gecede yapılamaz; Bir anda pizzadan vazgeçip pirinç ve pişmiş tavuk tercih edemeyebiliriz. Önemli olan yavaş yavaş  yeni ve sağlıklı bir hayata yön veren  sürdürülebilir değişiklikler yapmaktır. Belirli yiyecekleri tamamen yasaklamaktansa yerine daha sağlıklı ikamelerini kullanabilirsiniz. Eğer düzenli olarak karamel, krema, ve krem şanti  kahvenize ekliyorsanız, yağsız süt kullanın  ve tatlı şeylerden kaçınmaya çalışın. Ilk başta bu değişimler zor olabilir. Ama zamanla  bu küçük değişiklikler alışkanlıklara dönüşecek, ve bir lüks cheeseburger gibi çok kalori içeren kahveyi içmeyi bırakacaksınız.

TEHLİKE 2: SÜPERMARKETLERDE KULLANILAN KAVRAM KARIŞIKLIĞINA KANMAYIN

Son zamanlarda  market  raflarında bulunan besinler üzerinde organik, doğal, glutensiz, çiftlikte yetişmiş, şekersiz ve yağsız gibi ibareler bulunmaktadır. Unutmayın ki bu ifadeler bu besinlerin kalori içermediğini göstermez ! Her gün, insanlar bana gelip neden organik et ve meyve tüketmelerine rağmen  kilo veremediklerini soruyorlar. Ama unutmayın ki gıdalar, organik veya yağsız olsalar bile, yine de kalori içerirler.

YEDİĞİNİZDEN DAHA FAZLA ENERJİ HARCAYIN!

Etkili  yağ kaybı ancak kalori kaybıyla olur. Eğer kilo vermek istiyorsanız, kalori tüketimi kalori harcamasından daha az olmalıdır. Temelde, yediğinizden daha fazlasını yakmak zorundasınız. Organik ürünler siz ve vücudunuz için iyidir, ancak genele bakıldığında hepsi aynıdır. Önemli olan tükettiğimiz şeyin farkında olmaktır. Örneğin, meyve almak. Meyvenin sizin için yüksek seviyede doğal vitaminler ve mineraller içermesi açısından harikadır ama onun içerdiği şeker nispeten yüksek olabilir. Bir bardak üzüm, örneğin, 23 gram şeker içerir.

Meyve yemenizi engellemek değil amacımız, ama çok kalori almamak için amacınızla doğru orantılı miktarda yemeniz kilo vermenizi veya kilonuzu korumanızı sağlar.

TEHLİKE 3: KAHVALTIYI ATLAMAK

“Ben kilo vermeye çalışıyorum, bu yüzden kahvaltı etmeyeceğim. " der bir çok diyet yapan kişi.  Birçok kişi aç olarak güne başladığında daha fazla kalori yaktığını sanar.  Ne yazık ki, doğru olan tam tersidir genellikle! Kahvaltı atlamak daha çok kalori almamıza sebep olur çünkü öğle ve akşam yemeklerinde aç olduğumuz için daha çok yeme eğiliminde oluruz.


HEDEFLERİNİZ İÇİN ENERJİ DEPOLAYIN!

Kahvaltı atlamak kilo almakla doğrudan bağlantılı değildir tabiki ama hedefinize ulaşmanızı da sağlamaz. Vücudunuzdaki yağları yakmak açısından iyi bir anrenman yapmanız için gerekli enerjiye sahip olmazsanız inatçı yağlardan kurtulmak için sıkı bir egzersiz yapamazsınız.

İyi bir egzersiz yapmak, dengeli yemek, besleyici yemekler  kilo vermede  ve kasları güçlendirmede en iyi yoldur. Günde bir öğün atlamanın size mucizevi yararlar sağlayacağını düşünmemelisiniz. Bunun yerine, vücudunuza enerji sağlayacak ve yağ yakma çabalarını destekleyecek kahvaltı tarifleri için Bodybuilding.com’a gözatabilirsiniz!

TEHLİKE 4: TÜM YAĞLARDAN KORKMAYIN

Yağ  yemek her zaman sizi yağlandırmaz. Ancak, tüm yağlar eşit  değildir bunu da not etmek önemlidir . Trans yağlar ve aşırı doymuş yağlar, bizim"kötü " LDL kolesterolümüzün  yükselmesine sebep olabilir ve hatta kalp hastalığı riskini artırabilir.

DOĞRU YAĞLARI KULLANIN!

Tüm yağlardan korkmak yerine LDL kolesterolü düşürme potansiyeline sahip ve hatta kalp hastalığı riskini azaltabilen tekli doymamış ve çoklu doymamış yağları tercih edebilirsiniz. Omega - 3 yağ asitleri gibi temel yağlar da sizin fiziksel ve performans hedeflerinize uygun kaçırılmaması gereken çok sayıda avantaj sağlar.

Omega-3 ve CLA ( konjuge linoleik asit) gibi sağlıklı yağlar yağ yakmada yardımcı olur  ama ölçülü olmak en anahtar kelimedir. Eğer bir günde  badem, zeytinyağı, yağlı balık, seeds (çekirdek) yersen çok kalori almış oluruz. Yağlar  gram başına yaklaşık dokuz kalori taşır, bu sebeple ne kadar tükettiğinize dikkat etmelisiniz.

TEHLİKE 5 : TADLANDIRICI KULLANMAK

Günümüzde, kimyagerler hemen herşeyi taklit edebilecek tatlar yaratabiliyorlar. Ama bu tatlar doğal değildir malesef ki. En sevdiğiniz aperatif  yiyecekleri yapmak için sağlıklı, doğal şekerleri taklit eden kimyasal kullanılmaktadır. Bu kimyasallar daha sonra daha fazla tatlı istememiz için tetikleyebilici olabilir.

Gastrointestinal sorunların ötesinde dikkate alınması gereken başka sorunlar var. American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan araştırma hepimizi diyet içecekler ve yiyecekleriden kaçınmamız gerektiğini gösteren bazı korkutucu gerçekleri keşfetti:

1) Diyet gazlı içecekler , şekerli gazlı içeceklere göre  diyabet riskini daha çok arttırdı.
2) Diyet içecekler kullanan kadınlar şekerli içecek içen kadınlara göre 2 kat daha fazla gazlı içecek tüketiyorlar. Çünkü yapay tatlandırıcılar bağımlılık yapıyor

DİYET ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN!

Zero kola kilo vermede yardımcı olmaz. Kola yerine yeşil çay ya da su gibi doğal içecekleri tercih edebilirsiniz. Su performans için esastır ve tok hissetmenize yardımcı olur.  Yeşil çay ise, içerdiği yüksek kateşin sayesinde biraz kalori yakma etkisi vardır.

Vücut yağlarından kurtulmak sadece doğru beslenme ve antrenmanla yapılamayabilir. Yanlış bilgilendirme tehlikeli ve yanlış sonuçlar doğurabilir. Aşağıda anlatacağımız 5 ipucuyla bunları önleyin !