22 Mayıs 2015 Cuma


SAĞLIK ZAYIFLAMA

Sağlıklı Zayıflama özellikle kadınlar tarafından sıkça merak edilen ve çokça yanlışların yapıldığı bir alan diyet. Sağlıklı diyet nedir ve özellikle nelere dikkat edilmelidir? Halk arasında "diyet" denilince insanların aklına hemen "kibrit kutusu kadar peynir, dilim" gibi tabirler, hiç tatlı yememek ve sadece salatayla beslenmek gibi şeyler geliyor. Oysa günümüzde diyet sadece kısıtlamalardan ibaret olan ve hayatın bir döneminde yapılıp, belirli bir döneminde bırakılan bir şey olmaktan çıktı. Aslında diyet demekten de hoşlanmadığımız "sağlıklı beslenme" kişilerin boyu, yaşı ve fiziksel özelliklerinin yanında (yağ oranı, kas oranı, su oranı ve diğer değişkenler) sosyal yaşamı, sevdiği ve sevmediği besinler de göz önünde bulundurularak hazırlanan kişiye özel, sağlıklı beslenmeyi öğreten ve bir yaşam tarzı haline gelmesi gereken programdır. Sağlıklı beslenme programının dikkat edilmesi gereken en önemli noktası ise kişiye özel olmasıdır. 

Beslenmeye bağlı hastalığı olan kişiler (kalp hastası, şeker hastası), ideal kilosuna ulaşmak isteyen bireyler, sağlıklı beslenmeyle hayatlarında bir düzen oturtmak isteyen kişiler, hamilelikte ve hamilelik öncesinde sağlıklı beslenmeyle kontrol altında tutulmak isteyen kadınlar, doğum sonrası kilolarını vermek isteyen kadınlar, düzenli spor yapan ve beslenmeyle desteklemek isteyen kişiler diyet yapabilir. Saydığımız gruplar öncelikli olmak üzere sağlıklı beslenmeyi öğrenmek isteyen 7'den 70'e herkes kendilerine uygun beslenme programlarını uygulayabilir. Biz diyeti değil sağlıklı beslenmeyi savunduğumuz için beslenme ile ilgili her turlu sorun için diyetisyene başvurmanızı öneriyoruz ancak özellikle kronik bir hastalığı olanlar, gebeler ve 10 yasin altındaki çocuklar kendi başlarına diyet yapamazlar.

En başta bahsettiğimiz gibi ülkemizde "diyet" demek “kısıtlama" demek. Bu yüzden diyetisyene gitmeye ihtiyaç duymadan kendi kendimize diyetler uyguluyoruz. Sağlıklı zayıflama çabasında girdiğimiz zaman en çok yaptığımız hata aç kalmak. Oysa vücut aç kaldığında, ileride kalorisiz olacağı endişesiyle yağlan tutmaya başlar. Bu durum vücudumuzun yarattığı bir adaptasyon stratejisi. Diyelim ki kendinizi aç bırakarak kilo verdiniz ve nihayet istediğiniz kiloya ulaştınız. Ancak önünüze 2 dilim pizza geldiğinde hala ne yapacağına, bilemiyorsunuz. Kendinizi aç bıraktığım bir diyeti sonsuza kadar sürdüremeyeceğiniz gibi, sonradan verdiğiniz kiloların 2 katını alma gibi bir riski kabul edilemez.

Şok diyetlerle kısa sürede çok kolay kilo verip, sonrasında çok kilo almanız basit bir şeymiş gibi görünüyor olabilir. Ancak bu diyetlerle metabolizmanızın hassas ayarıyla oynadığının da unutmamanız gerekir. Diyet yaparken bir şeyleri yanlış yaptığımızı belli bir takım şeylerden anlayabiliriz. Diyet yaparken yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, ishal veya kabalık gibi sorunlan uzun zamandır çekiyorsak, bu diyette bir şeyler yanlış gidiyor demektir. Sağlıklı zayıflama programını uygularken kendinizi daha canlı ve enerjik hissetmeniz gerekir. 

Yanlış yapılan diyetler ve diyet hatalarının bazı sonuçları olur. Ülkemizde diyetin başarısı sadece kilo kaybı olarak ölçülüyor. Diyetteki bu tür dengesizlikler sizin metabolizmanızda geri dönüşü olmayan veya çok zor olan büyük tahribatlara yol açabilir. Üstelik bir de bu yanlış uygulanan diyetleri uzun süredir uyguluyorsanız, ileride böbrek yetmezliğinden şeker hastalığına bir çok hastalığa davetiye çıkarıyorsunuz demektir. 

Sağlıklı zayıflama ve spor yaparken dikkatli olmalıyız. Spor yapıyorken "nasıl olsa aldığımız kalorileri yakarız!" mantığıyla beslenmeyi göz ardı ederiz. Halbuki spordan önce ve sonra beslenmemize dikkat etmezsek kas oranımızı arttırmak isterken kendimizi bir anda yağlanmış olarak görebiliriz. Spor esnasında kaslar yorulduğu için bu hücrelerin ayrı bir beslenmeye ihtiyacı var. özellikle haftanın 3-4 günü düzenli olarak 45 dk-1 saat arası yoğun spor yapıyorsanız protein alımınıza bir çeki düzen vermeniz şart! Spordan önce enerjinizi arttıracak hafif bir ara öğün (1 fincan sade kahve ve 1 orta boy muz), spordan sonra ise kaslarınızın gönlünü almak için daha proteinli bir öğün tüketmeye çalışın (ton balıklı salata). 

Bedenimizi sevmek ve vücudumuzu kabullenmek yerine medyada bize empoze edilen "O" beden kavramını taşımak istiyoruz. Oysa ki herkesin bedeninin kaldıracağı farklı bir kilo var ve mankenler gibi olmadığımız bedenimizi sevmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu durum haliyle çoğu kişide "hemen kilo vermeliyim!" gibi bir paniğe neden oluyor. Sonrası da bildiğiniz gibi gelsin zayıflama ilaçları gitsin şok diyetler! Bu duruma önlem alma konusunda herkesi bilinçlendirmek adına daha çok reklam yapılmalı. Siz özelsiniz, vücudunuz en değerli kıyafetiniz ve ona hakettiği değeri vermek için bedeninizi besleyecek şeyler de size özel olmalı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder